Forum Yazarlarından cemo.bay'ın piyasa öngörülerini buradan takip edebilirsiniz.
    Cevapla  Konu Gönder 
    Elliott Dalga Prensipleri Teknik Analiz Kursu Ders Notları
    Yazar Mesaj
    ToKoBa
    VOBiX.NET
    Mesajlar: 13,342
    Grup : Forum Sahibi
    Katılım: Mon May 2008
    Durum: Çevrimdışı
    Rep Gücü: 9

    Mesaj: #1
    Elliott Dalga Prensipleri Teknik Analiz Kursu Ders Notları

    Elliott Dalga Prensipleri Teknik Analiz Kursu Ders Notları - 1

    Gelecek Perspektifi

    Geleceği analitik bir yöntemle tahmin etmek mümkün müdür? Soruyu değiştirelim: Gelecekte hangi trendlerin baskın olacağını bilimsel bir yöntemle kestirebilmek mümkün müdür?

    Bu sorunun yanıtı analiz yöntemimizle ve temel varsayımlarımızla doğrudan ilişkili.

    Her şeyden önce günümüzde finans profesyonellerince yaygın kabul gören Rastsal Yürüyüş Teorisi''ni, Etkin Piyasa Hipotezi''ni ve Lineer Regresyon analizlerini enine boyuna sorgulamak gerekiyor.

    Son bir kaç on yıldır Davranışsal Finans alanında yapılan çalışmalar bize "piyasa"nın "sanıldığı kadar" etkin olmadığını, piyasanın psikolojik bir olgu olarak ele alınmasının daha doğru olduğunu gösteriyor. Özellikle 1970''lerden sonra yoğunlaşan kaos araştırmaları da doğadaki düzenliliği ve fractal yapıları bize gösteriyor. (Hava durumu tahminlerindeki bugünkü kesinlik, kaos araştırmalarının bir sonucu) Lineer öteleme tekniklerinin geleceğin bugüne değil, bugünün geleceğe projeksiyonu olduğu ise artık hepimizin malumu. Modern bilim ve deneysel çalışmalar, bize Elliott''ın 1940''larda duyurduğu dalga teorisinin doğruluğunu kanıtlamaya devam ediyor. Ancak daha önemlisi, geçmişte dalga teorisi kullanılarak yapılan tahminler, yeterince açık ve çok fazla tereddüde yer vermeyecek kadar kesin ve tutarlı.

    Elliottisyenlerin geleceği nasıl gördüklerinden söz etmeden önce geçmişte yapılmış tahminlerden sadece üçünden söz etmek bile yeterli olacaktır.

    Bu tahminlerden ilki, Ralph Nelson Elliott''ın 1941''deki tahminidir:

    Elliott, Büyük Buhran''ın ve II Dünya Savaşı''nın bütün yakıcılığı ile devam ettiği 1941 Ağustos''unda elindeki sınırlı verileri inceleyerek şöyle bir tahminde bulunur:

    "Bu bitiş (1929 yılından beri devam etmekte olan kriz ve bu krizle beraber ilerleyen borsa düşüşünün bitişini kastediyor), aynı zamanda yeni bir Supercycle dalganın başlangıcını da gösterir. Bu dalga pek çok bakımdan 1857-1929 dönemi ile karşılaştırılabilecek bir Supercycle dalgadır ve 2012 yılına kadar sona ermesi beklenmez."

    Henüz bilgisayarların icat edilmediği bir çağda, elle çizilen grafikler üzerinde yaptığı çalışmaların sonucunda Elliott''ın ulaştığı sonuç budur: En az 70 yıl sürecek olan bir Supercycle çıkış dalgası! Tünelin ucunda ışık görülmeyen o günlerde Elliott''ın tahmininin olağanüstü bir tahmin olduğuna şüphe yok. Dahası, bu tahminde Elliott yaşanacak yükseliş dalgasının derecesini Supercycle olarak tespit eder ve dalga yapısında bu dalganın yaklaşık 250 yıllık bir yükseliş dalgasının son aşaması olan (V) olduğunu belirtir. Dalganın hangi kalıpta ilerlemesi gerektiği, Elliott''ın elle çizdiği taslaklarda gösterilmiştir ve bu kalıp, II. Bölüm''de verilen Grafik 2.4''te, daha sonraki on yıllarda oluşacak olan kalıbın ta kendisidir.

    İkinci tahmin, 1982 Eylül-1983 Nisan''ında Robert Prechter tarafından yapılan tahmindir. ABD''de yıllardır devam eden enflasyon ve borsa düşüşleri döneminin en sonunda Prechter şu tahminde bulunmuştur:

    "... ekonomik denge döneminin ve hisse senedi fiyatlarında büyük yükselişlerin henüz başlamakta olduğunu gösterir. Ulaşılması gereken sonuç, bir boğa piyasasının henüz başladığı ve Ağustos 1982 başlangıcına göre 5 katlık bir yükseliş yaşanabileceğidir."
    "... Yatırımcıların kitlesel psikolojisi, manik ölçülere ulaşacaktır. Aynı 1929, 1968 ve 1973 yıllarında olduğu gibi, hatta daha da fazla."

    Bu tahmin yapıldığında ABD''de uzun yıllardır devam etmekte olan ekonomik krizin sürdüğünü ve borsa endeksinin 14 yıldır "Magic 1000" olarak bilinen seviyeyi geçemediğini belirtelim. Tahminin yapılmasından sadece 10 yıl sonra borsa endeksleri 5 katlık yükselişleri gerçekleştirmiş, yükseliş bu seviyelerde de durmayarak 1982 yılına göre 10 kat değerlenmeyi sürdürmüştür. Bugün hangi ölçüt baz alınırsa alınsın, ulaşılan seviyeler aşırı pahalı seviyelerdir ve bu yükseliş, arkasına olağanüstü büyük bir kitlesel katılımı alarak ilerlemiştir. Prechter''in bu tahmini yapmasından 15 yıl sonra FED başkanı Alan Greenspan, borsa yükselişlerinin bir çılgınlığa dönüştüğünü ifade eden "irrational excuberance" tanımlamasını kullanmıştır.

    Üçüncü tahmin, gene Robert Prechter''in henüz ortada en ufak bir trend dönüş emaresinin bile görünmediği 1995 yılında yayımlanan At the Crest of the Tidal Wave kitabında yer alan, iki yüzyılı aşkın süredir devam eden yükseliş döneminin sona ermek üzere olduğu tahminidir. Okuyalım:

    "Gelmekte olan olumsuz sosyal psikoloji, temel olarak siyasi, ideolojik, dinsel, coğrafi, ırksal ve ekonomik gruplar arasında kutuplaşma ile belirginleşecektir. Sonuç, yıllarca devam eden boğa piyasasındaki iyiliksever, güvenli, toleranslı, uzlaşmacı ve kapsayıcı anlayışın aksine, öfkeye, korkuya, tahammülsüzlüğe, anlaşmazlığa ve dışlamaya doğru net bir yöneliş olacaktır. Böylesine bir ruh hali değişimi, tipik bir şekilde pek çok biçimde sosyal organizasyonlarda görünür olacaktır. Siyasi iklim, ticari mallarda korumacılığı, kutuplaşmış seçmenleri, ayrımcı hareketleri, yabancı düşmanlığını, yurttaş-devlet çatışmasını, eski birlik ve partilerin dağılmasını ve radikal yenilerinin ortaya çıkmasını da beraberinde getirecektir. Gümrük vergilerinin arttırılması, herkesin tehlikeli ve yanlış olduğunu bilmesine rağmen daha popüler olacaktır. Bu, korku, kıskançlık ve kendini koruma duygularını içeren olumsuz ruh halinin bir sonucudur. Yabancı düşmanlığı, insanların iyi niyetlerine rağmen yaşanacaktır. Çünkü ayı piyasalarında korku ve nefret, düşmanlık onaylansın ya da onaylanmasın daha yoğun algılanır olacaktır. Bu sürecin sonucunda devletlerin polis-devleti yöntemleri kullanması tehlikesi vardır. Bu süreçler genellikle seçim, istifa, yargılama, darbe ya da devrimle ortaya çıkan bir duygusal siyasi tasfiyeyle sona erer.

    En kötü ekonomik ve toplumsal programlar sadece birkaç yıl ötede."

    Bu tahminin her şeyin dört dörtlük göründüğü, kutuplaşmanın, çatışmanın ve savaşların sona erdiğinin, "tarihin sonunun geldiğinin", artık ekonomik büyüme, kalkınma ve refah döneminin başladığının iddia edildiği 1995''de yapıldığının altını çizelim.

    Robert Prechter 11 Eylül 2001''de yazdığı bir makalede "Bildiğimiz Dünya değişti tespiti doğrudur, yanlış olan, bildiğimiz dünyanın 11 Eylül 2001''de değiştiği inancıdır. Bildiğimiz dünya, ana borsa endeksleri, 216 yıldır devam eden Grand Super Cycle yükselişin sona erdiğinin sinyallerini vererek ilk düşüşlerini başlattığında değişmiştir" demektedir.

    11 Eylül 2001''de gerçekleşen terörist saldırının ise kesinlikle beklenmeyen bir olay olmadığının altını çizmekte ve gene 1995''de yazılan At the Crest of the Tidal Wave kitabındaki şu alıntıyı hatırlatmaktadır:

    "Yabancılar ABD topraklarında terörist saldırılarda bulunacaklardır."

    İşte geleneksel düşünme kalıpları ile sosyonomik yaklaşım arasındaki fark bu. Geleneksel düşünme kalıpları, rasgele olayların ve gelişmelerin piyasaları ve sosyal trendleri tetiklediğini ileri sürerken, sosyonomik yaklaşım, istisnasız tüm insan etkinliklerinin ritmik ve düzenli kalıplar halinde ilerleyen kitlesel ruh halinin sonucu olduğunu iddia eder.

    Bundan sonra neler beklenmelidir?

    Elliott dalga prensipleri ve bu prensipler doğrultusunda kitlesel insan etkinliklerini konu alan sosyonomi disiplini, her bir dalganın kendine özgün bir karakteristiği olduğunu varsayar. Dalga yapısında belirli bir aşamaya ulaşıldığında, o dalganın derecesine ve karakteristiğine uygun gelişmeler beklenmelidir. İlerlemekte olan dalga ne kadar büyük derecede bir dalga ise, ekonomik ve sosyal sonuçları da o kadar dramatik olacaktır.

    Bu bakış açısıyla Elliott''ın standart 5+3 çevrimini tekrar anımsayalım:


    Grafik 4.1 5+3 Elliott çevrimi (küçük dereceli dalgalar dahil)

    Yukarıdaki standart kalıbın hangi aşamasında olduğumuzu tayin edebilmek için bir kez de Dünya endeksine göz atalım:

    Grafik 4.1 Dünya Endeksi, Yıllık grafik 1910-2000

    Yukarıdaki yıllık grafikte de açıkça görüleceği üzere, henüz on yıllar sürecek olan büyük bir ayı piyasasının, başka bir deyişle olumsuz ruh hali trendinin çok erken bir aşamasında bulunuyoruz.

    Yıllardır devam eden boğa piyasası, Robert Prechter''in zirvenin görülmek üzere olduğu tahmininden sadece 5 yıl sonra, 2000 yılının bahar aylarında sona erdi ve uzun yıllar boyunca devam edecek olan, en az Supercycle dereceli bir düşüş dalgası henüz başladı.

    Yükseliş dalgasının ilerlediği 20. yüzyıl dünyasına baktığımızda gördüğümüz, hızlı teknolojik ilerleme, sürekli artan nüfus, devamlı artan kişi başı ulusal gelir, genişleyen insan hakları ve demokratik haklar, geniş katılımlı uluslararası örgütler, sürekli değerlenen finansal enstrümanlar, büyüyen ekonomiler, sayısı küresel ölçekte artan liberal demokrasiler, yaygınlaşan ve olağanüstü cirolara ulaşan eğlence sektörü, vs idi.

    Yükselişin son on yılına damgasını vuran ise "borç balonu" oldu. Dünya ölçeğinde üretilenden daha fazla borçlanma yaşandı. Büyümenin borçlanma ile finansmanı, doğal olarak bir takım kesimlerin paradan para kazanmasını beraberinde getirdi. Oysa paradan para kazanılan dönemler, herkesin büyümeden aynı payı almasını engeller. Bu dönemde en avantajlılar, para satma ayrıcalığını elinde tutanlardır. Bu dönemlerin en sonunda finansal balonlar şişer ve bu çılgınlık aşaması sürdürülemez boyutlara ulaşır. Ponzi süreci, piramidin tabanından başlayarak çökmeye başlar. Küresel ölçekte yaşanan da üç aşağı beş yukarı böyle oldu. Dünya endeksinde son yirmi yılda hızlanan yükselişler, tarihsel ölçekte çılgınlıklara dönüştü. Bu çılgınlıklar, 1990''lara kadar düzenli ve bütüncül özellikler gösteren trend içinde uyumsuzlukların başlamasına neden oldu. Küresel trendden sapma, Japonya ve Uzak Asya''dan başladı, dalga dalga dünyanın dört bir yanına yayıldı. Rusya, Latin Amerika, Türkiye gibi ülkelerde trend, Dünya Endeksi''nden daha önce yön değiştirdi ve bu yön değişikliği, söz konusu ülkelerde öncü krizler biçiminde ortaya çıktı. Küresel ölçekte kriz dalga dalga yayılırken merkezi ABD olan metropol ülkelerde finansal çılgınlık artan boyutta devam etti. Bu ülkelerde finansal enstrümanlar, tarihsel ölçekte aşırı değerlendi ve hangi ölçüt baz alınırsa alınsın, rasyonel olmaktan çok uzaklaştı. 1990''ların başında Sovyet Blok''unun çökmesi, psikolojik bir doping etkisi yarattı ve aynı 1920''lerin "Kükreyen 20''ler" klişesi gibi, "Kükreyen 2000''ler", "Tarihin Sonu", "Bilgi Toplumu", "Teknolojik Devrim" gibi klişeler, tüm dünyanın finansal kaynaklarının oluk oluk başta ABD olmak üzere "Batı" piyasalarına akmasına neden oldu. 1990''lar sona ererken y2k endişeleri bir yana bırakılırsa çok yaygın bir konsensüsle borsa yükselişlerinin devam edeceği, hisse senetlerinin tutulması gerektiği, ekonomik durgunluğun söz konusu olmadığı düşüncesi egemen oldu. Uzun vadeli bonolar en güvenli liman olarak görüldü. Güçlü Dolar efsanesine tam bir inanç oluştu. Dünyanın teknolojik, ekonomik, finansal ve askeri lideri olan ABD''nin tartışılmaz gücü konusunda herkes artık hemfikirdi.

    Oysa dalga analizleri, 200 yıldan fazla süren yükseliş dalgasının tamamlandığını gösteriyordu. Uzun ve sancılı bir düzeltme döneminin bu yükseliş dalgasını izlemesi gerekiyordu. Düzeltme dalgasının fiyat hedefleri, önümüzdeki birkaç on yılda ABD ve Avrupa borsalarının en az 1970 seviyelerine kadar geri çekilmesi gerektiğini gösteriyor. Bu, nereden bakılırsa bakılsın, şu andaki seviyelerden itibaren en az onda bir oranında ucuzlama demek. Çok doğaldır ki bu borsa düşüşleri, tarihte görülen en büyük finansal çöküşlerden birini arkasına alarak ilerleyecektir. Bu çöküşün sosyal arka planında ise, silahlanma yarışının artması, insan hakları ihlalleri, demokratik kazanımların gerilemesi, radikalizmin, ırkçılığın, yabancı düşmanlığının, dinsel kutuplaşmanın artması, mevcut siyasal yapıların ve partilerin çözülmesi, birleşme süreçlerinin yerini ayrışma süreçlerine bırakması, terörizmin dünyanın gündemine oturması, tüm finansal enstrümanların tarihsel ölçekte ucuzlaması, gümrük duvarlarının yükseltilmesi, uluslararası ticaretin daralması, eğlence sektörünün çökmesi, turizmin ağır darbe yemesi yer alacaktır.

    Muhakkak ki dönem dönem, saman alevi gibi parlayan yükseliş ve toparlanma dönemleri yaşanacaktır. Ancak bunların her biri, Grand Super Cycle düzeltme tamamlanana kadar tepki (bearish rally) olarak kalacaktır.

    Sosyonomik araştırmalar, en dramatik gelişmelerin ve en yıkıcı savaşların düzeltmenin son dalgası olan C dalgaları içinde yaşandığını gösteriyor. (Bkz Grafik 4.1) Henüz bu aşamadan en az on yıl gerideyiz. Ancak 2000 bahar aylarından başlayan süreç, bizi hızla tüm 20. yüzyıl değerlerinin çözüldüğü bir karabasana doğru sürüklüyor. Bu süreç içinde 2003 yılının ilk aylarında yaşadıklarımız sadece bir başlangıç. Irak istilası öncesinde ve bu istila boyunca yaşadıklarımız, bize C dalgası içinde yaşanacak karabasanın sinyallerini de veriyor. Irak krizi boyunca tartışılan BM, AB, İngiltere''de İşçi Partisi içindeki ayrışma, küresel protestolar, uluslararası meşruiyet, sınırların yeniden çizilmesi gibi kavram ve gelişmeler önümüzdeki on yıllar boyunca yakıcı bir şekilde gündemi işgal edecektir.

    Her bir dalganın sosyal sonuçları Elliottisyenlerce derinlemesine tartışılmaktadır. Bugün içine girilmekte olan dalganın önümüzdeki birkaç on yılda sarsacağı en önemli kavram ise şu olabilir:

    US Survival (ABD''nin yaşaması)

    Gelecekte neler olabileceği ile ilgili sorular, bir kaç onyıllık gelecekte aşağıdaki kavram ve kurumların var olup olmayacağı sorularını da içeriyor:

    İki partili sistem? Liberal ekonomi? Birleşmiş Milletler? Avrupa Birliği? Temsili demokrasi? Hollywood? NBA? NCAA? MTV? OECD? USA????

    Özellikle son 20 yıldır ABD''de yaşananların, tarihin bugüne kadar gördüğü en büyük finansal ve toplumsal çılgınlık olduğunu ve bu çılgınlığın tarihin bugüne kadar gördüğü en büyük finansal çöküş ve panikle sona ereceğini akıldan çıkartmaksızın, kendimize şu soruyu soralım: İçinden geçmekte olduğumuz süreç böylesine derin değişimlerin yaşanacağı bir süreç ise acaba Türkiye''yi nasıl bir gelecek bekliyor?

    Referans kitaplar:

    1. Elliott Dalga Prensipleri, Tuncer Şengöz, Scala Yayıncılık
    2. R.N. Elliott''s Masterworks, edited by Robert Prechter
    3. Conquer the Crash: You Can Survive and Prosper in a Deflationary Depression, Robert Prechter
    4. At the Crest of the Tidal Wave: A Forecast for the Great Bear Market, Robert Prechter
    5. Market Analysis for the New Millennium, edited by Robert Prechter
    6. The Wave Principle of Human Social Behavior and the New Science of Socionomics, Robert Prechter
    7. Leonard of Pisa, Joseph and Frances Gies
    8. Wall Street''in Akıl Almaz Yükselişi, Robert Schiller
    9. Manias, Panics, and Crashes, A History of Financial Crises, Charles P. Kindleberger
    10. Kapitalizmin Geleceği, Bugünün Ekonomik Güçleri Yarının Dünyasını Nasıl Şekillendiriyor, Lester C. Thurow
    11. Foundation, Isaac Asimov
    12. Second Foundation, Isaac Asimov
    13. Foundation and Empire, Isaac Asimov
    14. Foundation''s Edge, Isaac Asimov
    15. Foundation and Earth, Isaac Asimov
    16. Prelude to Foundation, Isaac Asimov

    Kaynak: Borsa Uzmanları Derneği 15.05.2003


    Hisse senetleri ile ilgili sorularınızı hisse senedinin kendi konusunda sorunuz. Bir gün içinde cevaplayalım!
    Borsa Yatırımcısının Dikkatine (IMKB, VOB ve Forex Yatırımları İçin Önemli Öğütler) ve VOB Dersleri
    Konuları ile Finans Ekibi Abonelik Sözleşmesi ve Kurallarını mutlaka okuyunuz.
    14.12.2009 0:53:36
    Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
    ToKoBa
    VOBiX.NET
    Mesajlar: 13,342
    Grup : Forum Sahibi
    Katılım: Mon May 2008
    Durum: Çevrimdışı
    Rep Gücü: 9

    Mesaj: #2
    RE: Elliott Dalga Prensipleri Teknik Analiz Kursu Ders Notları

    Elliott Dalga Prensipleri Teknik Analiz Kursu Ders Notları - 2

    İnsan duyguları

    R.N. Elliott insan duygularının ritmik olduğunu söylemiş ve sanattan modaya, ekonomiden politikaya, uluslararası ilişkilerden kent yaşamına, tüm insan etkinliklerinin dalgalar halinde ve standart kalıplarla ilerlediği tespitinde bulunmuştu.

    Tüm insan duyguları, her zaman karşıtını içermek üzere bir zıtlıkla tarif edilebilir. Bu yaklaşıma göre, genel bir bakış açısıyla kitlesel ruh hali, aşağıdaki kavramlarla sınıflandırılabilir:

    • Güven / Güvensizlik
    • Yapıcılık / Yıkıcılık
    • Hoşgörü / Hoşgörüsüzlük
    • Uzlaşı / Uzlaşmazlık
    • Sevecenlik / Gaddarlık
    • Maceracılık / Muhafazakarlık
    • Katılımcılık / Ayrımcılık
    • Mutluluk / Mutsuzluk
    • Dışa dönüklük / İçe dönüklük
    • Akılcılık / Mistiklik
    • İyimserlik / Kötümserlik
    • Cesaret ve girişkenlik / Tedirginlik ve savunma

    Bu karşıtlıkları uzatmak ve çeşitlendirmek mümkün. Bu sınıflandırmanın ilk bölümüne "olumlu ruh hali" (positive mood), ikincisine de "olumsuz ruh hali" (negative mood) dersek, kitlesel ruh hali trendlerini de böyle bir yaklaşımla inceleyebiliriz.

    Kitlesel ruh halinin bir aşırılıktan diğer aşırılığa doğru, ritmik bir şekilde ve dalgalar halinde ilerlediği yaklaşımını yukarıdaki sınıflandırmalar doğrultusunda ele aldığımızda sosyal trendlerin doğrultusunu da ana hatları ile yorumlama ve değerlendirme şansımız olabilir. Böylece moda trendlerinden, popüler kültür trendlerine, siyasal tercihlerden, savaş ve barış dönemlerine, sportif patlamalardan yatırım patlamalarına kadar pek çok sosyal trendin neden şu değil de bu zaman kesitinde ortaya çıktığı sorusuna bir yanıt bulabiliriz.

    Bir Elliottisyenin bakış açısından herhangi bir insan etkinliğinin grafiğe dökülmüş biçimi, kitlesel ruh hali trendlerinin resminden başka bir şey değildir.

    Sosyonomi

    Sosyonomi terimi, ilk kez 1985-1986 yıllarında yazdığı makalelerde Robert Prechter tarafından kullanılmıştır. Kavram, 1999 yılında yayımlanan Wave Principle of Human Social Behavior and the new Science of Socionomics kitabında kapsamlı bir şekilde ele alınmıştır.

    Robert Prechter, günümüzün en tanınmış borsa gurularından biridir. Kariyerine Merryl Lynch''te başlayan Prechter, dalga prensiplerini kullanarak yaptığı analizlerle kısa zamanda büyük saygınlık kazanmış ve 1980''lerde piyasada zamanlama konusunda sayısız ödül kazanmış, 1990-91''de Financial News Network tarafından onyılın gurusu sıfatına layık görülmüştür. ABD''nin en saygın finans uzmanları örgütlerinden biri olan Market Technicians Association''a da başkanlık yapan Prechter, finansal ve sosyonomik araştırmalar yapan Elliott Wave International''ın da kurucusu ve CEO''sudur.

    Prechter, Wave Principle of Human Social Behavior and the new Science of Socionomics''de geleneksel düşünme kalıplarının tam tersi çıkış noktasından hareket eder.

    Yaygın görüş, kitlesel ruh halindeki değişimin, ekonomik, sosyal ve kültürel değişimlerin sonucu olduğu yönündedir. Bu yaklaşıma göre, ekonomide, politikada, uluslararası ilişkilerde, ya da toplumsal yaşamdaki bir takım değişimler, kitlesel ruh halindeki değişimlere neden olur. Sosyonomik yaklaşım ise geleneksel yaklaşımın tam tersidir. Sosyonomik yaklaşıma göre ekonomide, politikada, uluslararası ilişkilerde, ya da toplumsal yaşamdaki değişimler, kitlesel ruh halindeki değişimin sonucudur. Bu yaklaşıma göre kitlesel ruh hali, olayları izlemez. Olaylar, kitlesel ruh hali trendlerinin bir sonucudur.

    Sosyonomi disiplini, yazının başında sözü edilen Asimov''un kurgusal psiko-tarih biliminin ta kendisidir. Bu disipline göre tüm değişimlerin ve gelişmelerin motoru, itkisel sürü davranışlarıdır. İtkisel sürü davranışları ise insan doğasının bir sonucudur. Söz konusu olan doğa olduğu için, rasgelelik söz konusu değildir. İnsan kitleleri düzenli kalıplar boyunca ve Fibonacci sayı serileri ile belirlenmiş sürelerde bir ruh hali aşırılığından diğer aşırılığa doğru sürüklenme eğilimindedir. Finansal grafiklerde gördüklerimiz, kitlesel ruh hali trendlerinden başka bir şey değildir. Finansal davranış, sürü davranışlarının sadece küçük bir alanını oluşturur. Aynı kalıplar, yaşamın diğer alanları için de söz konusudur. Kitlesel katılımın yoğunlaştığı alanlarda bu kalıplar daha net bir şekilde gözlemlenebilir ve Elliott''ın standart kalıpları uyarınca ölçülebilir ve davranış kalıplarının değişim zamanları önceden görülebilir.

    Finansal piyasalar, kitlesel ruh halindeki değişimin en erken sinyalini veren alandır. Bu nedenle finansal piyasalar artçı değil, öncüdürler.

    İnsan kitleleri bir aşırılıktan başka bir aşırılığa sürüklenme eğiliminde olduklarından, yaşanan aşırılık ne kadar büyükse ve kitleler geniş bir katılımla bu aşırılığı ne kadar büyük bir oranda yansıtıyorlarsa o kadar önemli bir kırılma ve değişim aşamasına ulaşılmıştır. Bir dalganın en tepesinde ya da en dibinde çok yaygın bir konsensüsle trendin devam edeceğinin zannedilmesinin nedeni budur.

    Robert Prechter, Wave Principle of Human Social Behavior and the new Science of Socionomics''de yüzlerce örnekle kitlesel ruh hali trendlerinin ekonomide, modada, iş yaşamında, nüfus hareketlerinde, silahlanma ve silahsızlanma süreçlerinde ve popüler kültür trendlerinde, finansal verilerle atbaşı gittiğini ve her bir kalıbın Elliott''ın standart kalıplarına ve Fibonacci sayı serilerine ne kadar uygun olduğunu kanıtlamaktadır.

    Prechter''in verdiği yüzlerce örnekten sadece bir tanesine göz atalım:

    Yukarıdaki grafik, DJIA''la pop müzik trendleri arasındaki ilişkiyi göstermektedir. Pek çok sosyolog ve ekonomist, popüler kültür trendleri ile borsa arasında hiçbir ilişki olmadığını iddia eder. Oysa yukarıdaki grafikte de görüleceği üzere her bir dalga, kendi popüler kültür ikonlarını yaratarak ilerlemektedir. Yükseliş dönemlerinin mutlu müziği, depresyon arttıkça derinleşen borsa düşüşlerinin paralelinde yerini daha depresif türlere bırakmış, ayı piyasasının en derin diplerinde pop müziğin de en sert ve uyumsuz türleri popüler olmuştur.

    Yukarıdaki trendin ardından üç yıldır devam etmekte olan ayı piyasasının, şarkı sözlerinin ana teması şiddet ve nefret olan Eminem''i yarattığını not edelim.

    Yukarıdakine benzer grafiklerin tümü, nüfus hareketlerinden, silahlanma süreçlerine, kadın modasında etek boylarından, erkeklerde saç-sakal modalarına, araba modellerinden nüfus hareketlerine, ABD başkanlarının ikinci kez seçilmesinden dünyada liberal demokrasilerin sayısına kadar tüm insan etkinliklerinin, finansal piyasalarda süreleri ve boyutları ölçülebilir standart dalga kalıpları halinde ilerlediğini göstermektedir.

    Bu, bize bir sonraki bölümde yapacağımız gelecek projeksiyonları için önemli bir ipucu vermektedir. Elliott terminolojisi ile ifade etmek gerekirse, hangi derecede bir dalganın yön değiştirmekte olduğunun tespiti, hangi sürelerde ve hangi boyutta bir değişim yaşanacağını, bu değişimin de hangi insan etkinliklerini öne çıkaracağını bize gösterecek.

    Kaynak: Borsa Uzmanları Derneği 15.05.2003


    Hisse senetleri ile ilgili sorularınızı hisse senedinin kendi konusunda sorunuz. Bir gün içinde cevaplayalım!
    Borsa Yatırımcısının Dikkatine (IMKB, VOB ve Forex Yatırımları İçin Önemli Öğütler) ve VOB Dersleri
    Konuları ile Finans Ekibi Abonelik Sözleşmesi ve Kurallarını mutlaka okuyunuz.
    14.12.2009 0:57:51
    Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
    ToKoBa
    VOBiX.NET
    Mesajlar: 13,342
    Grup : Forum Sahibi
    Katılım: Mon May 2008
    Durum: Çevrimdışı
    Rep Gücü: 9

    Mesaj: #3
    RE: Elliott Dalga Prensipleri Teknik Analiz Kursu Ders Notları

    Elliott Dalga Prensipleri Teknik Analiz Kursu Ders Notları - 3

    Örnekler :















    Kaynak: Borsa Uzmanları Derneği 15.05.2003


    Hisse senetleri ile ilgili sorularınızı hisse senedinin kendi konusunda sorunuz. Bir gün içinde cevaplayalım!
    Borsa Yatırımcısının Dikkatine (IMKB, VOB ve Forex Yatırımları İçin Önemli Öğütler) ve VOB Dersleri
    Konuları ile Finans Ekibi Abonelik Sözleşmesi ve Kurallarını mutlaka okuyunuz.
    14.12.2009 1:12:11
    Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
    Cevapla  Konu Gönder 

    Bu Konuyu Görüntüleyenler
     2 Misafir

    Benzeyen Konular
    Konu: Yazar Cevaplar: Görüntüleyenler: Son Mesaj
      Elliott Dalgaları - Düzeltme Formasyonları (Corrective Patterns) ToKoBa 1 2,640 15.12.2009 18:26:16
    Son Mesaj: ToKoBa
      Elliott Dalga Prensipleri ToKoBa 4 4,318 15.12.2009 18:24:39
    Son Mesaj: ToKoBa
      Elliott Dalgaları - Ana Dalgalar (Impulse Patterns) ToKoBa 0 2,248 15.12.2009 17:24:51
    Son Mesaj: ToKoBa

    Yazdırılabilir Bir Sürümü Görüntüle | Bu Konuyu Bir Arkadaşına Gönder | Bu Konuyu Favorilerime Ekle
    Bu Konuya Üye Ol
    Forumlar Arası Geçişi

    Yasal Uyarı : Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri, yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Finans Ekibi Abonelik Sözleşmesi ve Kurallarını mutlaka okuyunuz
    Toplist
    Elektronik ortamdaki farklı kaynaklarda yer alan sermaye piyasası araçlarına ilişkin yorum ve tavsiyelere dayanarak işlem gerçekleştiren yatırım-
    cıların mağduriyetlerinin baştan engellenmesi için yatırımcıların; (1) Sanal ortamda yer alan bilgi, yorum, görüş ve önerilere dayanarak işlem yapmaktan kaçınmaları, (2) Kendisini yatırım uzmanı olarak göstermeye çalışan yetkisiz şahıs, şirket, internet sitesi ya da forumlar tarafından yapılan yorum, tavsiye ve iddialara inanmamaları, (3) Zarara uğramamak için gerekli basiret, dikkat ve özeni göstermeleri, sanal ortamdaki dedi-
    kodu ve yorumlara güvenerek işlem yapmaları durumunda uğradıkları zararı tazmin etmeleri imkânının bulunmadığını bilmeleri, (4) Yatırım tavsiye-
    lerini sadece yatırım danışmanlığı yetki belgesine sahip olan kurumlardan almaları, (5) Yatırım kararlarını yatırım danışmanlığı yetki belgesine sahip aracı kuruluşlar veya diğer piyasa profesyonelleri tarafından yapılmış analiz ve araştırmaları değerlendirerek vermeleri, gerekmektedir. SPK
    Norton Güvenli Site
    İyi Siteler Dizini - Yatırım Borsa