CDS'ler (Credit Default Swaps) - 1
Bütün dünyayı saran ekonomik krizin dişlileri hışımla dönmeye devam ederken, piyasalar bu kırım döküm evriminde baş rol oynayan bazı ilginç, ama ilginç oldukları kadar deşifre edilmeleri güç, finansal enstrümanları daha iyi anlamaya çalışıyorlar. Neredeyse bir yılı aşkın bir zamandır devam eden ve belki de son perdelerinin oynandığı bu finansal yıkım trajedisinde sahnenin orta yerinde CDS'ler (credit default swap'lar) duruyor. Küresel krizin en baskın sorumlularından bir olarak gösterilen CDS'ler acaba günah keçisi olmayı hak ediyorlar mı? Bu sorunun yanıtını verebilmek için bu enfes finansal enstrümanı daha iyi anlamak gerek.
Bugün ülkemizde de alınıp satılabilen vadeli sözleşmeler, forwardlar, FX opisyonları, faiz veya döviz swapları gibi türev ürünlerin çoğu dayanak varlık olarak alınan menkul kıymet veya emtianın fiyatındaki oynamanın ortaya çıkardığı "piyasa riski" ile ilgili. Halbuki, CDS'ler gibi "kredi türevleri" finansal bir yükümlülüğün (örneğin tahvil) yerine getirilmesinde yükümlülük sahibi tarafın performansındaki dalgalanmanın ortaya çıkardığı "kredi riski" ile ilgili.
Bu kredi türevleri arasında en çok kullanılanı da CDS (credit default swap). CDS'lerin nasıl işlediğini çok basit bir örnekle açıklayabiliriz. Bir yatırımcının beş yıl vadeli ve 1 milyon dolar nominal değerli bir şirket tahvili satın aldığını varsayalım. Aslında yatırımcı burada tahvili ihraç eden şirkete beş yıl vadeli 1 milyon dolar borç vermekte ve karşılığında beş yıl boyunca periyodik faiz ödemeleri ve vadede ana parasını geri almaya razı olmaktadır. Bu borcun vadesi içinde tahvili ihraç eden şirketin kredi kalitesinde meydana gelebilecek oynamalar bu tahvilin değerinde de dalgalanmalara yol açacaktır. Örneğin, şirkette meydana gelen bozulmalardan dolayı borsa kodundan çıkarılması veya iflâs mahkemesinden koruma talep etmesi tahvilin zamanında ve tam olarak geri ödenebileceği üzerine şüpheler doğuracağından değerini 1 milyon doların çok altına çekecektir.
Tahvilin değerinde oluşabilecek bu tür kayıplara karşı yatırımcı bir sigorta şirketi ile CDS yapabilir. Bu CDS, yatırımcının sigorta şirketine beş yıl boyunca belirli bir yıllık prim (örneğin 150 baz puan, yâni 1 milyon dolarda yılda 15.000 dolar) ödemesini içerir. Bu primler karşılığında, tahvilin vadesi içinde ihraççının başına bir şey gelirse (mesela iflâs ederse), sigorta şirketi, değeri nereye düşmüşse düşsün, tahvili yatırımcıdan 1 milyon dolara almakla yükümlü olur. Böylelikle yatırımcı ödediği primler karşısında satın aldığı tahvilin üzerindeki kredi riskini bertaraf etmiş olur. Dolayısıyla, CDS'lerin birer credi riski transferi aracı olduğunu söyleyebiliriz.
Vadeli sözleşmeler, forwardlar, FX opisyonları, faiz veya döviz swapları gibi türev ürünler dayanak varlık olarak alınan menkul kıymet veya malın fiyatındaki dalgalanmalara karşı nasıl bir garanti oluşturuyorlarsa, kredi türevleri de ihraççının performansındaki dalgalanmaya karşı bir garanti oluştururlar. Kredi türevleri, bir borç yükümlülüğündeki temerrüt olasılığını bertaraf veya transfer etmek için geliştirilmişlerdir. Diğer türev ürünlerdeki gibi burada da bir karşı taraf ve bir dayanak varlık bulunur. Yine, diğer türev ürünlere benzer olarak, CDS gibi kredi türevlerinin değeri dayanak varlık olarak alınan menkul kıymetin (örneğin şirket tahvili) değeriyle belirlenir ama ancak o değer belirli bir "kredi vakası" (örneğin iflâs) ile etkileniyorsa.
İşte kredi türevleri, diğer türev ürünlerden burada ayrılmaktadırlar. Yukarıdaki örnekte, şirket tahvilinin değeri piyasa faizlerindeki oynamalardan dolayı düşerse, sigorta şirketi bu kaybı karşılamaz. Sigorta şirketinin CDS'i alan yatırımcıya bir ödeme yapması için tahvil ihraççısının başına bir şey gelmiş olması gerekir. Bu bir şey, iflâs, yeniden borç yapılandırma zorunluluğu, vs. gibi bir kredi vakası olmalıdır. Bu da bize kredi türevlerinin asıl albenisini göstermektedir. CDS'ler gibi kredi türevleri, toplam riski küçük bireysel parçalara ayırma ve her bir riskle ayrı ayrı ilgilenebilme lüksünü yaratırlar. Örneğin yatırımcı, normal bir faiz swapı yaparak piyasa faizindeki oynamalara karşı korunma sağlarken CDS yaparak temerrüt olasılığına karşı da korunma satın alabilir.
Hemen her finansal enstrüman üzerinde bir kredi riski bulunur, ancak çoğu kredi türevi Hazine bonoları veya şirket tahvilleri gibi borçlanma araçları için kullanılırlar. Kreditörler yıllar boyunca temerrüt riskini azaltmak için çeşitli mekanizmalar kullanmışlardır. Örneğin, sendikasyon kredileri riski birkaç kreditöre yayar veya tüm yumurtaların aynı sepete konmaması için verilen kredi tek bir borçluya değil birkaç sektöre yayılmış farklı şirketlere dağıtılabilir. Bunlar gibi başka araçlar da temerrüt riskine karşı korunma sağlamaktadır, ancak bunların karşısında kredi türevlerinin asıl ilginç özelliği bir "kredi riski pazarı" yaratmasıdır.
CDS'ler gibi kredi türevleri, bir taraftan kreditörlerin işlerinin özünde bulunan korunma gereksinimlerine yanıt olurken, daha önce herhangi bir kredi riski taşımayan tarafların da bu pazara iştirak etmelerini sağlar. Kredi türevlerini sadece kreditörler değil aynı zamanda spekülatörler, arbitrajörler ve piyasa yapıcıları da kullanırlar. Örneğin, ihraççının finansal sağlığı üzerinde hiçbir şüphesi olmayan bir yatırımcı o primi toplamak için bir CDS satabilir. İşte bu özellik kredi türevleri piyasasını devasa ve harikulade bir pazar yeri haline getirmiştir. Bu ilginç piyasayı daha iyi anlamak için bu yazı dizisine devam edeceğiz.
Kaynak : Ali Perşembe 02.05.2009